Ünlülerin Medyum u Medyum Tufan Hoca Her türlü sorununuzda Sizlerin yanında... MEDYUM TUFAN

“Kaderden sakınmak kaderi def etmez. Lâkin sâlihlerin duâsı, nüzûl etmiş ve edecek olan elem ve musîbeti def etmeğe ve kaldırmağa medâr olur. İş böyle olunca ey Allah'ın kulları, duâ ediniz."

Medyumluk ve falcılık

Değerli okurlarım, medyumluk tanımına geçmeden önce diğer bir deyişle kim bu medyumlar sorularına cevap vermeden önce geleceğin görülüp görülemeyeceğine dair sizlerle bazı bilgileri paylaşacağım. Falcılık diğer bir deyişle gelecekten haber alma ve bu haber verme anlamını taşımaktadır. Falcılar genelde hislerine ve anlattıklarına güvenilen kişilerdir. Toplumumuzda bu kişiler genellikle yaşlıca gecekondularda ya da bodrum katlarında yaşayan. Bakımsız, biraz krili, muhtemelen yardıma muhtaç kişilerdir.

Diğer taraftan falcılık adı altında bir sektör oluşmuş bu sektörün yaşadığı aşanlar ise kafelere pastanelere taşınmıştır. Buradaki kişiler ise oldukça genç genellikle yarı eğitimli kişilerden oluşmuştur. Burada ki asıl soru şudur; kişiler kendi gelecekleri hakkında yaşı, cinsiyeti, konumu- itibarı ve hissiyatı ne olursa olsun neden bir falcıya başvurma ihtiyacı duymaktadır.

Kişilerin geleceklerinde hangi bilinmezler ve merak güdüsü vardır ki kişi fal baktırmak suretiyle kendi geleceğini tayin etmek istemektedir. Bakılan diğer deyişle bakıldığı sanılan bu falların aslında ortak tek bir yönü vardır. Ya baktıran kişiye iyi şeyler söylenecek umut verilecektir ya da bir takım olumsuzluklardan bahsedilerek kişiyi umutsuzluğa sürüklenecektir. Tabiatıyla insan doğası güzel şeyleri duymayı arzu eder.

Çünkü gerçek yaşamda yaşanılan her kötü halin olumsuz durumun çıkmaz yolların karşılığında bir umut söz konusudur. İşte bu umut eğer inanç ile desteklenirse umulmadık güçlere ve başarılara sebebiyet verir. İnanç noktasını sizlerle daha sonra ayrıntılı bir şekilde paylaşacağım. Ancak şu noktaya değinmeden geçemeyeceğim. Psikoloji de placebo etkisi diye bilinen bu inanç etkisinin insanı umulmadık başarılara götürebileceği gibi umulmadık çöküntülere uğratacağı da bilimsel olarak gerçektir.

(Plasebo: içi boş sahte ilaç) yapılan deneyler kişilere telkinle bir inancı vermekte sağlık sorunu yaşayan bu kişilerdeki inanç onlara içi boş bir kapsülü içmek suretiyle derhal iyileşecekleri yönünde  inanç oluşturmakta ve k,şi içi boş bir ilaç içerek bedenindeki hastalıkları iyileştirebilmektedir. İşte bilim dünyası buna placebo etkisi demektedir. Dolayısıyla bize verilmiş olan telkinlerle inançlarımızı oluşturabilir ve bedenimiz üzerinde hatta hayatımız üzerinde büyük etkiler yaratabiliriz. Asıl soru şudur; bu telkini bize kim verecektir bu telkin bizde hangi inancı oluşturacaktı ve bu inanç sonrasında hangi durumda olacağızdır.

İşte bu noktada aradığımız soruların cevabında bir belirsizlik yaşanmaktadır Telkini vermesi gereken kim olmalıdır? Aslına baktığımızda bizler bu telkinleri günlük yaşantımız içinde öncelikle yakın çevremizden annemizden babamızdan, kardeşlerimizden ,patronumuzdan ,iş arkadaşımızdan, öğretmenimizden, takdir ettiğimiz değer verdiğimiz kişilerden sürekli olarak almaktayız. Bunların dışında sanki bir telkin bombardımanına tutulmuş gibi görsel ve yazılı medyada yollarda, elimize aldığımız her türlü üründe binlerce reklam telkiniyle karşı karşıyayız.

Doğal olarak inancın oluşması için telkinin de telkini vereninde çok güçlü bir yapı içinde bize bunları sunması ve bilinç üstümüzde ve bilinç altımızda kabul görmesi gerekmektedir. Buradan da anlaşılıyor ki telkini veren kişinin kim olacağından çok telkini kabul edecek olan yani fal baktıran kişinin  duyacaklarına ne kadar açık ve yatkın olacağına bağlıdır. Bir anlamda telkinin veren kişinin önemi azalmakta yani falcının  özelliği azalmakta söyleyecekleri kelimelerin ve bunları duymaya istekli kişilerin yatkınlığı telkinin gücünü ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla güzel sözler duymak için bir falcıya başvuran kişi istediği sözleri duyamadığında o falcının yüzünü dahi hatırlamaz. Arayışlar ı süreceğimden bir başka falcıya bir başka falcıya daha sonra bir başkasına gitmek suretiyle yoluna devam eder ta ki istediği sözleri kendisine söyleyen bir falcı bulana kadar. Bulduğunda ise artık onun devamlı müşterisidir.

İşte bu noktada aradığımız soruların cevabında bir belirsizlik yaşanmaktadır. Telkini vermesi gereken kişi kim olmalıdır? Aslına baktığımızda bizler bu telkinleri günlük yaşantımız içinde öncelikle yakın çevremizden, annemizden, babamızdan, kardeşlerimizden, patronumuzdan, iş arkadaşımızdan, öğretmenimizden takdir ettiğimiz değer verdiğimiz kişilerden sürekli olarak almaktayız. Bunların dışında sanki bir telkin bombardımanına tutulmuş gibi görsel ve yazılı medyada yollarda, elimize aldığımız her türlü üründe binlerce reklam telkiniyle karşı karşıyayız. Doğal olarak inancın oluşması için telkinin de telkini vereninde çok güçlü bir yapı içinde bize bunları sunması ve bilinç üstümüzde ve bilinç altımızda kabul görmesi gerekmektedir.

Buradan da anlaşılıyor ki telkini veren kişinin kim olacağından çok telkini kabul edecek olan yani fal baktıran kişinin  duyacaklarına ne kadar açık ve yatkın olacağına bağlıdır. Bir anlamda telkini veren kişinin önemi azalmakta yani falcının  özelliği azalmakta ;söyleyecekleri kelimelerin gücü çoğaltmakta ve bunları duymaya istekli kişilerin yatkınlığı telkinin gücünü ortaya çıkarmaktadır.

Dolayısıyla güzel sözler duymak için bir falcıya başvuran kişi istediği sözleri duyamadığında o falcının yüzünü dahi hatırlamaz. Arayışları süreceğinden bir başka falcıya bir başka falcıya daha sonra bir başkasına gitmek suretiyle yoluna devam eder ta ki istediği sözleri kendisine söyleyen bir falcı bulana kadar. Bulduğunda ise artık onun devamlı müşterisidir. Bu durumda kişinin  fal baktırmaya neden bu kadar meraklı diğer deyişle telkine açık olduğu ortadır.

Aslında yaşayan her insanın az ya da çok telkine açık olması bilimsel olarak ispatlıdır. Ama hangi telkini ne kadar alacağı ve inanç noktasına ulaştıracağı ise kişinin yaşadığı ortama;şartlarına , karakterine, önceki inançlarına, eğitimine ve isteğine bağlıdır.

Buradan da anlaşılıyor ki gelecekten haber alma isteği insanın varoluşundan bu yana süren inanma ve telkine açık olma hasletinin(özelliğinin) bir türde  ve istekli bir şekilde giderilmesini sağlamaktadır.

Bunca telkine maruz bırakılan ve bu etkilerle yaşayan, davranışlarını biçimlendiren yaşamsal ve toplumsal düşünce ve hareketlerini yönlendiren insanın;
çok tabiidir ki en çok kendisi ve geleceği hakkında söylenen sözleri
telkinleri severek, isteyerek ve tamamıyla kabullenerek alacağıdır.





Dilek Kutusu Çok Yakında Tekrar Aktif Olacaktır ... !!!
Tılsımlı Kravatlar & Tılsımlı Gömlekler
Tılsımlı Yüzükler & Kolyeler
Tılsımlı Giysiler Takılar
Talepler kişilerin İstekleri ve Amaçlarına göre değişiklik arzetmektedir. En Çok Talep Edilen Konuların Başında:

- Siyasi Rekabette Üstünlük
- Parasal Güç
- İdarecilik Elde Etme
- Aile Huzurunun Sağlanmasİ
- Rakiplere Üstünlük
- Cazibe Merkezi Olma
Medyum Tufan ' la Tanışmak Görüşmek isteyen, bilgi almak sohbet etmek isteyen siz Medyum Tufan severleri Bir araya geliyor...

Güncel Buluşmalar
Buluşmalardan Resimler
Online  :15 Bugün  :67 Toplam  :1435887 
Medyum Tufan TUFAN'a ulaşmak ve yardım almak için :
Gsm: 0532 484 30 33 / Tel : 0212 296 67 23
Nişantaşı / İSTANBUL
Ana Sayfa Videolar İletişim HakkımdaBasında Biz Medyum Tufan Başvuru Konuları Bakımlar Büyü ve EtkileriBilinmeyenler Merak Edilenler Parapsikoloji Vefkler Damla Bilişim Karakter Boyutu:12 Px Karakter Boyutu:13 Px Karakter Boyutu:14 Px Yazdır Arkadaşına Gönder