Nazar Kuran da var mıdır ?Nazar (göz değmesi) insanı öldürür mü? Nazara karşı ne gibi tedbirler alınabilir? Nazar nasıl oluşur , sebepleri nelerdir?
DEĞERLİ OKURLARIMIZIN SORULARI
Sayın Tufan Hocam , ben çok nazara uğrayan bir kızım önceleri ailem ve etrafımdan duyuyordum pek önemsemiyordum .Güzel bir kızım, beğenenim çok ama başıma gelemeyen kalmıyor , büyüklü küçüklü pek çok aksilikler yaşıyorum . Bazen 2 gün yerimden kalkamıyorum Annanem geliyor bana dualar okuyunca esnemekten çatlıyorum ama hemen ardından iyileşiyorum .
Bizi lütfen aydınlatır mısınız , nazar nedir , nasıl korunabiliriz. ?
Cevap
Kıymetli Kardeşimize ve okurlarımıza cevap,
Nazarın gerçek olduÄŸu, nazar edilen kimsenin hastalanmasına, hattâ ölümüne sebep olduÄŸu da bilinen ve kabul edilen bir gerçektir.
Nazarın gerçek olduÄŸunu ve insanın kaderiyle yakından alâkasının bulunduÄŸunu ifade eden Peygamber Efendimiz şöyle buyurmaktadır:
“Nazar haktır, kader ile yarışan birÅŸey olsaydı, nazar deÄŸme iÅŸi yarışıp onu geçerdi (kaderi deÄŸiÅŸtirirdi).”
Bende uzun bir süre kendi internet sitemde (www.medyumtufan.com ) Bu hadisi Şerifimizi açılış sayfamda kullandım , ziyaretçilerimden çokça soruyla karşılaştım . Şimdi Nazar konusunu inceleyelim .
İnsanı tesir altına alan, hasta eden bazı haller vardır ki,
tıp bunlar için kesin teşhise varamamıştır. Gerçek sebebi hakkında da açık bir bilgi verememektedir.
Neden , çünkü mesele ruhsal boyutta oluşmakta ve kendini varetmektedir .
İşte bunlardan birisi de “nazar etme,” “göz deÄŸmesi”dir.
Nazar eden ve zarar verenler yalnız insanlar değildir.
Aynı zamanda cinler de nazar edip, insana zarar vermektedir.
Nazarın kaderle her ne kadar alâkası varsa da onun tesirini yaratan yine Cenab-ı Haktır.
Yoksa bizzat nazar eden kiÅŸi o hadiseyi meydana getirmiÅŸ (Kaderi deÄŸiÅŸtirmiÅŸ )deÄŸildir.
Nazarı keskin olan kimse bir şeye baktığı anda Cenab-ı Hak o şeyde zararı yaratmaktadır.
Çünkü iyiliÄŸi de kötülüğü de vareden yaratan Allah’tır.
Allah’ın iradesi dışında hiçbir ÅŸey meydana gelemez.
Nazar etmenin, ölüme, kiÅŸinin helâk olmasına yol açtığını
Peygamberimizden öğreniyoruz.
Câbir bin Abdullah’ın rivayet ettiÄŸi hadiste şöyle buyurulmaktadır:
“Göz deÄŸmesi haktır. Deveyi kazana, insanı da kabre girdirir.”
Böylece, nazara uğrayan deve nasıl ki ölüp, eti kazana konuyorsa, aynı şekilde nazar edilen kişi de hayatından olup mezara girebilmektedir.
Hadis-i ÅŸeriften nazarın tesirinin yalnız insana baÄŸlı kalmadığı, bütün canlılara, hattâ insanı dikkatini çeken her türlü ÅŸeye de zarar verebildiÄŸi anlaşılmaktadır.
Özellikle kadınlar kendi güzelliklerini ve bilhassa kız çocuklarının güzelliklerini aşırı derecede teşhir etmemelidirler. Çünkü bunun sonucunda birçok üzücü olaylara şahit olunmaktadır.
Demek ki
yaratılış itibariyla güzelliğe sahip olmak ve bunu sergilemek çocuk olsun erişkin olsun nazarı çeken başlıca unsurlardan biridir.
Nazardan ve ondan gelebilecek ÅŸerden Allah’a sığınmalıdır.
Hz. ÂiÅŸe’den öğrendiÄŸimize göre, Peygamberimiz ona göz deÄŸmesine karşı rukye yapmasını (dua okumasını) emretmiÅŸtir.
BaÅŸka bir hadiste “Nazardan Allah’a sığınınız” buyurularak, ÅŸifayı Allah’tan istememiz tavsiye edilmektedir.
Peygamberimizin göz deÄŸmesi karşısında ondan korunmak için hangi duaları okuduÄŸunu ve neler yaptığını Ebû Said el-Hudrî (r.a.) şöyle anlatmaktadır:
“Resulullah (a.s.m.) (Cinlerin ve insanların nazarından Allah’a sığınırım, gibi dualarla) cinlerin nazarından, sonra da insanların nazarından Allah’a sığınırdı, , Sonra Muavvizetân (Felâk ve Nâs Sûreleri) inince bu sûrelere devam etti.
Şu halde anlaşılıyor ki,cinlerde nazar ederler.
“Cinlerin nazarı oktan daha sür’atli geçer” diyen bazı âlimler göz deÄŸmesini, cinlerin çarpması ve nazar etmesi mânâsında da anlamaktadırlar.
Denilir ki: "Cinlerin nazar etmesi, mızrak ucundan daha tesirlidir."
NAZARDAN KORUNMA TEDBİRLERİ
Nazar için Okunacak sure ve duaların
Bazıları şunlardır:
Fatiha Suresi,
Ayetü'l-Kürsî,
Felâk Suresi,
Nâs Suresi,
Cenab-ı Hak her türlü derdi verirken meşru olarak dermanını da yaratmıştır.
Halk arasında raÄŸbet gören mum eritmek, kurÅŸun dökmek veya ot yakıp hastanın başının üzerinde gezdirmek gibi hiçbir mânâsı olmayan tatbikatlara baÅŸvurmamak , gereklidir . Çünkü Mü’min ölçü olarak sünneti almalı, o çizgiden çıkmamaya çalışmalıdır. Åžifa ancak bu yolla mümkündür.