Kul hakkı nedir?
Kul hakkı çok geniş bir kavram içermektedir .
Kulun bedenine ve malına yapılan tecavüzler maddî hukuka,
kalp ve ruhuna verilen zararlar ise mânevî hukuka girer ve deÄŸerlendirilir.
Kulun maddî hukukuna örnek tecavüz, yaralama ,öldürme gibi olaylardır.
Cinayetin derindeki anlamınd ise bir İnsanın yaÅŸama hakkına son verme, onun bu kâinatla olan bütün münasebetlerini bir anda kesip atma, kulu, Rabbine ibadetten alıkoyma esası vardır.
(Mâide Sûresi, 32)
“Kim bir nefsi, kısas yahut yeryüzünde fesat çıkarma sebeplerinin biri olmaksızın öldürürse bütün insanları öldürmüş gibidir.”
Anlaşıldığı üzre, Allah’ın sonsuz kudretine nazaran bir insan yaratmakla bütün insanları yaratmak arasında fark olmadığı gibi, Onun sonsuz rahmet ve adaleti noktasında da bir insanın katli ile, bütün insanların katli arasında fark yoktur.
İnsanoÄŸlu her nasılsa, baÅŸkalarının hakkını çiÄŸnerken o insanların Allah’ın kulu olduklarını unutuyor.
“Ben Allah’ın bir kuluna zulmedersem, Onun kahrına hedef olurum.” diye düşünemiyor.
“Mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur.”
(Buharî, Müslim)
“Ümmetimden müflis odur ki, kıyamet günü namaz ve zekâtla gelir. Ama, bu arada sövdüğü ÅŸu kimse, dövdüğü bir baÅŸka kimse dahi gelir. Bunun üzerine kendisinin hasenatından ÅŸuna verilir, buna verilir. Üzerinde haklar bitmeden kendi hasenatı tükenirse, o zaman onların hatalarından alınır kendisine yüklenir. Daha sonra cehenneme atılır.”
(Müslim)
“Kaçmayarak, yalnız Allah’tan sevap bekleyip sabrederek, düşmana karşı durduÄŸun halde öldürülürsen, borçlarından baÅŸka bütün günahlarına kefaret olur. Bunu bana Cibril söyledi.”
(Müslim)
Bu son Hadis-i Şeriften çok önemli bir hakikat dersi alıyoruz: Şehitlik de kul hakkını kaldırmıyor.
Allah yolunda canını veren bir mümin bunun büyük mükâfatını görmekle birlikte, kullara olan borçlarından kurtulamıyor. Zira kul hakkının affını Cenâb-ı Hak kula bırakmış.
Aynı şekilde, samimi tövbe eden bir müminin de geçmiş günahları affolunuyor, ama kul hakkı bu affa da girmiyor.
Meselâ, gıybet eden bir insan gıybet ettiÄŸi kimseden helâllik almadıkça bu günahın cezasından kendini kurtaramıyor…