DEĞERLİ OKURLARIMIZA
yıldızlar bizleri , kişiliğimizi , yaşantımızı etkiler mi ?
sorusunun cevabı olarak ;
Buruc suresi ayetlerini ,yıldızlar konusunu içeren ayetleri ve son olarak ta gök- gökyüzü konularında 280 den fazla ayetin bir kısmını sizlerle paylaştık .
Buradan anlaşılacağı üzere Yüce kitabımız Kuran-ı Kerimde yeryüzüne karşılık olarak gökyüzünün ;semanın defalarca vurgulanarak bizlere önemi ve işleyişi hakkında bazen açık bazense kapalı manalar buyurulmuş olduğunu gördük .
Buradan hareketle yıldızların, ya da bazı uzay cisimlerinin , semadan gelen etkilerinin olduğunu ; bu etkilerin hem yeryüzü tabiatında , hem de insan tabiatı üzerinde etkili olduğunu anlamış olduk .
Bilimin ışığında yapılan araştırmalara baktığımızda gökyüzünde bazı manyetik etkilerin oluştuğunu bu etkilerin bazılarının tahrip edici ; bazılarının yapıcı nitelikler oluşturduğunu bilmekteyiz . (Güneş ışınlarında olduğu gibi)
Ancak bilinmeyenler öylesine çok ki , keşfedilecek öğrenilecek sonsuz bilgi yumağının ulaşılmış bir kısmında bile bizleri hayretlere düşürecek olağanüstü bilgi akımlarıyla karşılaşıyoruz.
DiÄŸer taraftan dünyanın küçük bir uydusu olan ayın dünyanın dörtte biri büyüklüğünde ve ve 81,3 hafifliÄŸinde olmasına raÄŸmen yaratmış olduÄŸu çekim alanıyla dünyadaki okyanusların etkilenmesi ve gelgit sürecinin oluÅŸmasını düşündüğümüzde ay’ın insan bedeni üzerindeki etkisini anlamamak nerdeyse imkansızdır.
Çözdüğümüz yada çözemediğimiz şekliyle dünyamız ve üzerinde yaşayan hayvanlar ve bitki alemi de olmak üzere biz insanlarda bu etkilere alıcı ve açık olduğumuzdan bu sorunun yanıtıda : Evet yıldızlar bizi ,bizi olduğu gibi tüm tabiatı etkilemektedir .
Ama asıl sorular şudur :
Yıldızlar yol gösterici midir ?
İşaretleyici midir ?
Haberci midir ?
Yıldızlar kişiye ve olaylara dair geleceği mi haber vermektedir .?
Yıldızlar bir işaret koyarak olayları yada kişileri mi işaretlemektedir?
Yıldızlar bazı konulara veya hemen her konuda insanlara yol göstermektemidir ?
İşte bu soruların cevabını astroloji bilimi verememektedir .
Astroloji temel anlamda gezegenler ve yıldızlara dayalı olarak burçlar tablosunu oluşturmakta ,kişiyle ilgili karakter ve davranış özelliklerini incelemektedir.
İleri astroloji çalışmaları dünya üzerindeki ülkelerin karakteristik özelliklerini incelemekte hatta biraz daha ileri giderek yaşanacak toplumsal hareketlenmeleri olayları , siyasi ve diplomatik gelişmelerin boyutlarını,doğal afetlerin iletişim ,teknoloji ,sağlık gibi geniş bir yelpazede ele almış nerede ne zaman ve nasıl olacağına kadar inceleme ve haber verme misyonu üstlenmiştir .
Dünya üzerinde yaşayan 3 milyara yakın insanın günlük burç fallarına bakmadan işe gitmediğini , yada rağbet edilen astrolojik internet sitelerinde gezerek ,zamanının büyük çoğunluğunu sonu gelmez bir ilgi ve merakla sürdürdüğünü düşünürsek Astrolojinin kavram olarak insanlar üzerindeki etkisinin yıldızlardan gelen etkiden çok daha fazla olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz.
Sayın hocam yıldızların veya burçların yaşamımızın üzerinde gerçekten bir etkisi var mı ? Varsa bu nasıl oluyor ,?
Pek çok ilahiyatçı böyle şeyler yoktur, safsatadır
İnanmayın diyorlar , sizin görüşünüz nedir ?*
saygılarımla .
Dünya üzerinde yaşayan 3 milyara yakın insanın günlük burç fallarına bakmadan işe gitmediğini , yada rağbet edilen astrolojik internet sitelerinde gezerek ,zamanının büyük çoğunluğunu sonu gelmez bir ilgi ve merakla sürdürdüğünü düşünürsek Astrolojinin kavram olarak insanlar üzerindeki etkisinin yıldızlardan gelen etkiden çok daha fazla olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz.
Kıymetli kardeÅŸim bakınız ; Kuran’ı Kerimde bir suremizin de adı BURUC suresidir .
Öncelikle bu suremizi aktaralım ve sonra görüşlerimize devam edelim
Büruc Suresi ( Kuran’ı Kerim Diyanet Mealinden ,85 .sure )
1. Burçlarla dolu göğe andolsun,
2. Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,
3-4-5Åžâhitlik edene ve ÅŸahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateÅŸ yakanlar lanetlenmiÅŸtir.
6-7 O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
8-9 Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah her şeye şahittir.
10 Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
11 İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan, cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.
12 Şüphesiz, Rabbinin yakalaması çok çetindir.
13 Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrarlar
14 O, çok bağışlayandır, çok sevendir.
15 Arş'ın sahibidir, şanı yüce olandır.
16 Dilediğini mutlaka yapandır.
17-18 Orduların, Firavun ve Semûd'un haberi sana geldi mi?
19 Hayır, inkar edenler, hâlâ yalanlamaktadırlar.
20 Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
21 Hayır o (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur'an'dır.
22 O korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz'da)dır,
YILDIZLAR KONUSUNDA İSE BAKTIĞIMIZDA FARKLI SURELERDE
CENAB-I HAK şöyle buyurmaktadır .
Enam Suresi(97) O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
Araf Suresi(54)
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve ArÅŸ'a1 kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneÅŸi, ayı ve bütün yıldızları da buyruÄŸuna tabi olarak yaratan Allah'tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah'ın ÅŸanı yücedir
Nahl Suresi(12)
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır.
Nahl Suresi(15-16)
Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.
Hac Suresi(18)
Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz, Allah dilediğini yapar.
Saffat Suresi(6) Biz en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.
Saffat Suresi(89) İbrahim yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.
Tur Suresi(49)
Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışı sırasında O'nu tespih et.
Vakıa Suresi(75-76 )
Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-
Mürselat Suresi(8) Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
Tekvir Suresi(2) Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,
İnfitar Suresi (2) Yıldızlar saçıldığı zaman,
54 - Kamer (AY)Suresi
Bismillahirrahmânirrahîm
1 Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
2 Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve "Süregelen bir sihirdir" derler.
3 Peygamberi yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş, (Allah nasıl takdir ettiyse öylece) gerçekleşecek (değişmeyecek)tir.
4 Andolsun, onlara içinde caydırıcı tehditlerin bulunduğu haberler geldi.
5 Bu haberler, zirveye ulaşmış birer hikmettir! Fakat uyarılar fayda vermiyor!
6-7 O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
8 Davetçiye doÄŸru koÅŸarlarken kâfirler, "Bu zor bir gün" derler.
9 Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp "Bu bir delidir" dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.
10 O da Rabbine, "Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et" diye dua etti.
11 Biz de göğün kapılarını dökülürcesine yağan bir yağmurla açtık.
12 Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.
13 Biz Nûh'u çivilerle perçinli levhalardan oluÅŸan gemiye bindirdik.
14 Gemi, inkar edilen kimseye (Nuh'a) bir mükafat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu.
15 Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
16 Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!
17 Andolsun biz, Kur'anı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
18 Âd kavmi de (Hûd'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!
19 Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.
20 İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
21 Azabım ve uyarılarım nasılmış, (gördüler)!
22 Andolsun biz, Kur'anı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
23-24 Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demiÅŸlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."
25"Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir."
26Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!
27 (Salih'e şöyle demiştik:) "Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret."
28 "Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."
29 Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.
30 Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!
31 Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.
32 Andolsun, biz Kur'anı, düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
33 Lût kavmi de uyarıcıları yalanladı.
34-35 Şüphesiz biz de üzerlerine taÅŸlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lût'un ailesi baÅŸka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri iÅŸte böyle mükafatlandırırız.
36 Andolsun, Lût onları bizim ÅŸiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu uyarıları kuÅŸkuyla karşıladılar.
37 Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik
38 Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.
39 Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.
40 Andolsun, biz Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
41 Andolsun, Firavun'un ailesine de uyarıcılar gelmişti
42 Bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları mutlak güç ve iktidar sahibinin yakalaması gibi yakaladık.
43 (Ey Mekkeliler!) Sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?
44 Yoksa onlar, "Biz yardımlaşan (güçlü) bir topluluğuz" mu diyorlar?
45 O topluluk yakında (Bedir'de) bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.
46 Hayır, kıyamet, onların (görecekleri asıl azabın) vaktidir. Kıyamet (azabı) ise daha müthiş ve daha acıdır.
47 Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler.
48 Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denecek.
49 Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık.
50 Emrimiz ancak bir tek emirdir. Göz kırpması gibidir. (Anında gerçekleşir.)
51 Andolsun, biz sizin gibileri hep helak ettik. Fakat var mı düşünüp öğüt alan?
52 İşledikleri her şey ise kitaplarda kayıtlıdır.
53 Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır.
54 Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar cennetlerde, ırmak başlarındadırlar.
55 Muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk meclisindedirler.