Gayb yani diÄŸer bir deyiÅŸle Gelecek bilinir mi ?
Gelecek bilinirse KADER veya yaÅŸanacaklar deÄŸiÅŸir mi ?
KADER çeşitli yollarla değişebiliyorsa o zaman gayb yani gelecekte değişmiş olmaz mı ?
Şimdi tüm bu sorularımızın cevabını Alemlerin Kitabı Yüce Kuran ı Kerimde arayalım .
NEML SÛRESİ(65)De ki: "Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra ne zaman diriltileceklerinin de farkında deÄŸildirler."
KALEM SÛRESİ(47) Yahut gayb (levh-i mahfuz) kendi yanlarında da onlar mı (bundan aktarıp) yazıyorlar?
CİN SÛRESİ(9) "Halbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat ÅŸimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur."
CİN SÛRESİ(26) O gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.
TEKVÎR SÛRESİ(24) O, gayb hakkında cimri deÄŸildir.
BAKARA SÛRESİ
(33)
Allah şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?" dedi.
GAYB İLE İLGİLİ SORULAR:
DeÄŸerli okurlarım ,Åžimdi Gayb’ı soru – cevap ÅŸeklinde iÅŸleyerek ve bu konuda surelerden,
Hz. Muhammed’in söylediklerinden ve ünlü alimlerden alıntılar yaparak Gayb’ı daha kolay anlayabileceÄŸiniz bir ÅŸekilde ANLATMAYA ÇALIÅžICAÄžIM .
Soru: Yukarıda ki söylediÄŸiniz ÅŸeyler geleceÄŸi açıklama ,gelecekle ilgili danışmanlıklar “Gayb’a” girmiyor mu? EÄŸer Gayb’a giriyorsa, Gayb’ı bilmek mümkün mü? EÄŸer Gayb’ı bilmek mümkünse bu ayetlere karşı ne denilebilir?
Enam Suresi 50. Ayet:
“Deki ben size Allah ın hazineleri yanımdadır demiyorum gaybı da bilmem size ben bir meleÄŸimde demiyorum. Ben bana vahiy olan Kur’an dan baÅŸkasına uymam deki körle gören bir olur mu siz hiç düşünmez misiniz.”
Enam Suresi 59. Ayet.
“Gaybın anahtarı Allah’ın yanındadır. Onun için gaybı ancak o bilir.”
Araf Suresi 188. Ayet.
“EÄŸer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı ben sadece bana inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim”.
Neml Suresi 65. Ayet.
“Deki göklerde ve yerde Allah tan baÅŸka kimse gaybı bilmez”
Lokman Suresi 34. Ayet
“Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah’ın katındadır. YaÄŸmuru o yaÄŸdırır, rahimlerde olanı o bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Yine hiç kimse nerede öleceÄŸini bilmez. Şüphesiz Allah her ÅŸeyi bilendir, her ÅŸeyden haberdardır her ÅŸeyi ihbar edendir.”
Bu ayetler “gaybı” Allah’tan baÅŸka kimsenin bilmediÄŸini hatta, peygamberlerin dahi bilmediÄŸini açıkça söylüyorlar. Ve gaybın Allah’a has olduÄŸunu açıkça vurguluyorlar.
Bu ayetler gaybı Allah’a has ettiÄŸi halde Gaybtan haber veren hadislere ve Muhittini Arabi gibi kiÅŸilerin beyitlerine ve gelecek yorumu yapan hocalara ne derece itibar edilir?
Yoksa peygamberler ,salih kişiler ve gelecekle ilgili danışmanlık yapanlar gaybı biliyorlar mı?
Yukarıda ifade edilen ayette kıyamet hakkındaki bilginin ancak Allah katında olduÄŸu beyan ediliyor. Demek ki kıyametin kopmasını Allah’tan baÅŸka kimse bilemez.
Halbuki evliyalar kıyametin kopma tarihini veriyorlar . Bu nasıl oluyor?
Cevap: Evvela “Gayb”ı tarif ederek cevaplara geçelim.
Gayb; Bir kişinin bazı metodlara dayanmadan, bilimsel araştırmalara dayanmadan, elinde bilimsel veriler olmadan, kendi mantığından gelecek zamana ait olacak bazı olayları haber vermesidir.
Buna “Zamana Ait Gayb” deniliyor. Birde gözle görünmeyen bazı ÅŸeyleri verilere dayanmadan haber vermektir ki, buna da “EÅŸyaya Ait Gayb” deniliyor.
Gaybın tarifinden anlaşıldığı gibi bu bilgiler gaybın her iki kısmının dışındadır.
Çünkü bu bilgilere belirli metodlar takip ederek ve bazı verilere dayanarak ulaşıyoruz. Yani bunları bazı araştırmalar neticesinde elde ediyoruz. Bunlar bizim kendi mantığımızdan ürettiğimiz şeyler değildir. Burada bizim payımız o bilgileri araştırıp bazı ağır konuları çözerek halka kolay bir dille sunmaktır.
Demek ki, biz bazı kaynaklara metotlara dayandığımız için gaybtan verdiğimiz haberler gaybtan haber verme kısmına girmiyor.
Soru: Gaybı bilmek mümkün mü?
Cevap: İlmi gayp ikiye ayrılır.
1. Zatiy kısmı: Zatiy ilmi gayıp kısmı Allah’a hastır.
2. Atai ilmi gaybı. Atai ilmi gayıp kısmı ise peygamberlere ve salihlere Ruhanilere sabittir.
İLMİ GAYBIN AÇIKLANMASI
Cenab-ı Allah “İlmi Gaybı” Kuran’ı Kerim’de şöyle anlatıyor:
Ali İmran Suresi 44. Ayet.
“Rasulüm bunlar sana vahiy yoluyla bildirdiÄŸimiz gayb haberlerindendir. İçlerinden hangisi Meryem’i himayesine alacak diye kalemleriyle kura atışırlarken sen onların yanında deÄŸildin onlar bu (yüzden) çekiÅŸirken de yanlarında deÄŸildin.”
Tefsir alimlerinin beyanına göre, İsrailoÄŸulları Tevrat’ı yazmakta oldukları kalemlerini nehre atmak suretiyle kura atmışlardı ki, böylece hangisinin kalemi su yüzüne çıkarsa Meryem’i o himayesine alacaktı. Kurayı Zekeriyya Peygamber kazandı.
Yusuf Suresi 102. Ayet.
“İşte bu Yusuf kıssası gayıb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy ediyoruz. Çünkü onlar hile yaparak iÅŸlerine karar verdikleri zaman, sen onların yanında deÄŸildin (ki bunları bilesin).
Hud Suresi 49. Ayet.
“Ey Muhammed iÅŸte bunlar sana vahyettiÄŸimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. Allah size gaybı da bildirecek deÄŸildir fakat Allah elçilerinden dilediÄŸini ayırt eder.”
Nisa Suresi 113. Ayet.
“Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiÅŸ ve sana bilmediÄŸini öğretmiÅŸtir. Allah’ın lütfu sana gerçekten büyük olmuÅŸtur.”
ZATİY İLMİ GAYB ile ATAİ İLMİ GAYB arasındaki fark nedir ? Anlayalım.
Bu ayetin ibret verici bir geliş sebebi vardır.
Medine yerlilerinden, zafer oÄŸullarından Tame bir komÅŸusunun zırhını çalmış, bir un daÄŸarcığına saklayarak getirmiÅŸ, bir Yahudi’nin evine gizlemiÅŸti. Halbuki daÄŸarcık delikti ve bu delikten akan unlar, zırhın önce Tame’nin evine kadar geldiÄŸini, sonra da Yahudi’nin evine gittiÄŸini gösteriyordu. Tame’yi sıkıştırdılar, Müslüman olmasına raÄŸmen çalmadığına yemin etti. Yahudi’yi sorguya çektiler, o da “Bunu bana Tame verdi” dedi ve bazı Yahudi’ler buna ÅŸahitlik ettiler. ZaferoÄŸulları, aile namusu belasına, gelip Hz. Peygambere Tame’yi beraet ettirmesi için ısrar ettiler; Hz Peygamber de bu durum ve Tame’nin yemini karşısında düşündü, arkasından bu ve bundan önce ayet indi.
Yusuf Suresi 22. Ayet
“Yusuf büluÄŸ çağına ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik, iÅŸte güzel davrananları biz böyle mükafatlandırırız”.
Kehf Suresi 65. Ayet.
“Derken kullarımızdan bir kul buldurlar ki, ona katımızdan bir rahmet vahiy ve peygamberlik vermiÅŸ, yine ona tarafımızdan bir ilim öğretmiÅŸtik”.
Enbiya Suresi 74. Ayet.
“Luta gelince ona da hüküm (hakimlik, peygamberlik, hükümdarlık) ve ilim verdik; Onu, çirkin iÅŸler yapamakta olan memleketten kurtardık. Zira onlar (o memleketin halkı), gerçekten fena iÅŸler yapan kötü bir kavimdi.”
Enbiya Suresi 79. Ayet
“Böylece bunu (bu fetvayı) Süleyman’a biz anlatmıştık. Biz, onların her birine hüküm (hükümdarlık, peygamberlik) ve ilim verdik. Tesbih eden daÄŸları da kuÅŸları da Davud’a boyun eÄŸdirdik. (Bunları) biz yaparız”.
Neml Suresi 15. Ayet
“Andolsun ki biz Davud’a ve Süleyman’a ilim vermiÅŸizdir. Onlar, (Bizi mü’min kullarının bir çoÄŸundan üstün kılan Allah’a hamd olsun) dediler.”
Kur’an-ı Kerim’in bir çok yerinde güneÅŸ, ay, gece, gündüz, denizler, daÄŸlar gibi tabii varlık ve olayların insana musahhar kılındığı, boyun eÄŸdirildiÄŸi ifade buyurulur ki,burada maksat, bunların, insanların istifadesine sunulduÄŸunu anlatmak ve insanların bunlardan olabildiÄŸince yararlanmasını öğütlemektir.
Dağların tesbihinden maksat ise, bütün tabii varlıklar gibi onların da, en ufak bir sapma göstermeksizin ilahi kanuna boyun eğmeleridir.DEVAMI YARIN
GAYB ve FARKLARI
Neml Suresi 75. Ayet
“Gökte ve yerde göze görünmeyen hiç bir ÅŸey yoktur ki, apaçık bir kitapta (levhimahfuzda) bulunmasın”.
Kasas Suresi 14. Aayet
“Musa yiÄŸitlik çağına erip olgunlaşınca biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böylece mükafatlandırırız.”
Cin Suresi 26. Ayet
“O bütün görülmeyenleri bilir. Sırlarına kimseyi muttali kılmaz.”
Cin Suresi 27. Ayette
“Allah’ın dilediÄŸi peygambere gayb bildirilirken, koruyucu melekler görevlendirilerek, onların kulak hırsızlığı yapmalarının ve gönderilen bilgileri karıştırmalarının önlendiÄŸi anlatılmaktadır. (Ancak bildirmeyi dilediÄŸi peygamber bunun dışındadır). Çünkü o bunun önünden ve ardından gözcüler salar.
SeçtiÄŸi bir elçi müstesna.çünkü O, resulünün önünden ve arkasından gözetleyiciler yürütür.”
Örnek verdiğimiz bu ayetler Gaybın Atai kısmının ;
Peygamberlere ve Allah’ın vermesini dilediÄŸi bazı kullarına sabit olduÄŸunu
açıkça ifade ediyor.
Onun için kaynaklarımızın; gayptan haber vermesi
gaybın atai kısmına girdiği için mümkündür. İtibar edilirdir.
Daha evvelki ayetler gaybın zati kısmıyla ilgilidir. Çünkü gaybın zati (Allah’a has kısmı) kısmını Allah’tan baÅŸka kimsenin bilmesi mümkün deÄŸildir.
Eğer her iki yerde de söylediğimiz ayetler aynı gayb hakkındaysa o zaman ayetler arasında büyük bir çelişki meydana gelir.
Ayetler arasında çelişkinin mümkün olmadığını bildiğimiz için gaybın iki kısım olduğunu ayetlerden anlamış oluyoruz.
GAYBIN İKİ KISIM OLDUĞU ANLAŞILDIKTAN SONRA
Şimdi davayı tam açıklayan, hadis ve allamelerin (ilimde nihayete eren kişiler) beyanatlarına bakalım .
Peygamberimizin ilmi gaybı mahluklara nispeten ilmi küllidir. Allah’a nispeten ise cüzidir. Çünkü Peygamber levhi mahfuzdaki ilmin hepsini biliyordu.
Levhi mahfuzdaki ilim ise geçmiş ve geleceğin hepsini kapsar.
Sahibul Bürde şöyle demiştir:
“Ey resulüllah levh ve kalemin ilmi senin ilminin bazısıdır”.
Mirkat adlı eserde şöyle geçiyor:
“Resülüllah geçmiÅŸ ve gelecekten haber veriyormuÅŸ”.
İmam Kastalani şöyle diyor:
“Resulüllahın gaybı bilmesi sahabeler arasında meÅŸhur olmuÅŸtur”.
Savi adlı eserde şöyle geçiyor:
“Resulüllah beÅŸ gizli gaybı öğrenmeden önce dünyadan göç etmemiÅŸtir. Fakat bunu gizlemekle emir olunmuÅŸtur”.
Tefsiri Ahmedi de şöyle geçiyor:
“Bu beÅŸ gizli gayb her ne kadar Allaha has ise de istediÄŸi dostuna veya velisine öğretmesi mümkündür caizdir”.
Bu lokman suresinin 34. ayetinin “Allah’u teala her ÅŸeyi bilen öğretendir her ÅŸeyi ihbar edendir “ ifadesinden Allah’ın dilediÄŸi kuluna gaybı haber verdiÄŸi anlaşılıyor.
Ama gaybı zati ilmi Allah’a hastır, ilk söylediÄŸimiz ayetlerin beyan ettiÄŸi gibi “Savi” sahibi şöyla diyor Biz ÅŸuna inaıyoruz. Allah’u teala peygamberimize dünya ve ahiretin tüm gizli sırlarını öğretmeden onu öbür dünyaya nakletmemiÅŸtir. Hz. Peygamber hadisi ÅŸeriflerinde söyle buyurmuÅŸtur: “Dünya bana doÄŸru yükseltildi. Dünyaya avucumun içine baktığım gibi baktım.”
Peygamberin cennete gidip cennetteki ÅŸeyleri ve cehenneme gidip cehennemdeki ÅŸeyleri ve bunun dışındaki birçok ÅŸeyi görmesi ama gizli tutmasıyla emir edilmiÅŸ olması hadislerde varit olmuÅŸtur. Savi cild 2. Savi bu ayet “EÄŸer ben gaybı bilseydim elbbete daha çok hayır yapmak isterdim” hakkında şöyle diyor: Bunu tevazu için söylemiÅŸtir. Böylece Savi geçen hadis ile ayet arasında hiçbir zıtlık olmadığını ispat ediyor.
GELECEK BİLİNİR Mİ ?
KIYAMET ZAMANI
Soru: Åžimdi kıyamet vakti hakkındaki bilginin Allah’tan baÅŸka kimsenin bilmediÄŸini “Lokman Suresi 34. Ayet”te
” Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yaÄŸmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceÄŸini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (herÅŸeyden) hakkıyla haberdar olandır.”
açıkça beyan ettiği halde kıyametin kopma tarihini verenler alimler yada kahinler nasıl vermiş olabiliyor ?
Cevap: Evet o ayette kıyamet vakti hakkındaki bilginin Allah’a has olduÄŸu ve Allah’tan baÅŸka kimsenin bilmediÄŸi açıkça beyan ediliyor. Ancak aynı ayette bunun gibi dört ÅŸeyin daha Allah’tan baÅŸka kimsenin bilmediÄŸi beyan ediliyor, onun için bu beÅŸ ÅŸeye “Magibati Hamse” (beÅŸ bilinmeyen gayb) deniliyor.
Yani bu beşinden birinin de bilinmesi mümkün değildir.
EÄŸer biri bilinse demek ki diÄŸerleri de bilinir.
Halbuki gözümüzü açıp baktığımızda görüyoruz ki bunlardan bazıları rahatça biliniyor.
Örneğin: Yağmurun ne zaman yağacağını meteoroloji uzmanları bilmektedir. Ana rahmindeki çocuğun cinsiyetini tıp uzmanları bilmektedir. Hatta bazen insanın ne zaman öleceğini doktorlar bilmektedirler.
Mademki bunlar biliniyor diğerleri de bilinebilir sonucuna varıyoruz.
Soru: Peki bunlar biliniyorsa ayetle zıtlaşmıyor mu?
Cevap: Hayır bunların bilinmesiyle ayet arasında hiçbir şekilde zıtlaşma yoktur. Çünkü ayete dikkat edersek, bunlar gaybul gayb oldukları için (yani bunların vucuda gelmesinin hiçbir alameti olmadığı anda) bilinmesi imkansızdır.
Ancak bunların bazı alametleri çıktıktan sonra, gaybul gaybtan çıkar; bilinmesi mümkün olur.
İşte bunların hepsi alametleri çıktıktan sonra bilinir.
Örneğin, yağmurun yağması yakınlaştığı zaman melekler havada yağmurun alameti olarak bulutu icat ederler.
Ana karnındaki ceninin üzerinden dört ay geçtikten sonra erkek veya dişi olmasının alametlerini melekler meydana getirirler.
Kişinin ölümü yakınlaştığı zaman melekler ölmesi için gerekli hastalığı icat ederler.
Tıp uzmanları alametlerden faydalanarak kişinin ölümünü, ana karnındakinin dişi veya erkek olduğunu,
Meteoroloji uzmanları yağmurun yağmasını tespit ederler.
Yani bu beÅŸ ÅŸeyin projesi ezelden beri Allah’ın yanında vardır. Bunların icat edilme zamanı yaklaşınca o esnada Allah bunların projesini meleklere verir ve icat edin der.
Melekler önce alametlerini icat ederler daha sonra beş şeyi icat ederler.
İşte bu beÅŸ gaybı Allah’tan baÅŸka kimse bilmez diyen ayetten maksat bu gaybi olayların projesi, daha Allah’ın yanında olduÄŸu zamandır.
Ancak bu gaybların projesi Allah’tan meleklere intikal ettikten sonra rahatça bilinirler.
Toparlamak gerekirse Gayb iki kısma ayrılır :
A: Mutlak Gayb (Bilinmeyen gayb)
B:İzafi Gayb (bilinen gayb)
Yani bazı insanlar gaybin 2. kısmını bilebilirler.