Ünlülerin Medyum u Medyum Tufan Hoca Her türlü sorununuzda Sizlerin yanında... MEDYUM TUFAN

"Bir babanın oÄŸlu için duâsı, bir peygamberin ümmeti hakkındaki duâsı gibi makbuldür."

Falcılar ve fal baktıranlar

Gelecek Görülebilir Mi?
Falcılık Nedir?

Değerli okurlarım, medyumluk tanımına geçmeden önce diğer bir deyişle kim bu medyumlar sorularına cevap vermeden önce geleceğin görülüp görülemeyeceğine dair sizlerle bazı bilgileri paylaşacağım. Falcılık diğer bir deyişle gelecekten haber alma ve bu haber verme anlamını taşımaktadır. Falcılar genelde hislerine ve anlattıklarına güvenilen kişilerdir. Toplumumuzda bu kişiler genellikle yaşlıca gecekondularda ya da bodrum katlarında yaşayan. Bakımsız, biraz krili, muhtemelen yardıma muhtaç kişilerdir. Diğer taraftan falcılık adı altında bir sektör oluşmuş bu sektörün yaşadığı aşanlar ise kafelere pastanelere taşınmıştır.

Buradaki kişiler ise oldukça genç genellikle yarı eğitimli kişilerden oluşmuştur. Burada ki asıl soru şudur; kişiler kendi gelecekleri hakkında yaşı, cinsiyeti, konumu- itibarı ve hissiyatı ne olursa olsun neden bir falcıya başvurma ihtiyacı duymaktadır. Kişilerin geleceklerinde hangi bilinmezler ve merak güdüsü vardır ki kişi fal baktırmak suretiyle kendi geleceğini tayin etmek istemektedir. Bakılan diğer deyişle bakıldığı sanılan bu falların aslında ortak tek bir yönü vardır. Ya baktıran kişiye iyi şeyler söylenecek umut verilecektir ya da bir takım olumsuzluklardan bahsedilerek kişiyi umutsuzluğa sürüklenecektir.

Tabiatıyla insan doÄŸası güzel ÅŸeyleri duymayı arzu eder. Çünkü gerçek yaÅŸamda yaÅŸanılan her kötü halin olumsuz durumun çıkmaz yolların karşılığında bir umut söz konusudur. İşte bu umut eÄŸer inanç ile desteklenirse umulmadık güçlere ve baÅŸarılara sebebiyet verir. İnanç noktasını sizlerle daha sonra ayrıntılı bir ÅŸekilde paylaÅŸacağım. Ancak ÅŸu noktaya deÄŸinmeden geçemeyeceÄŸim. Psikoloji de placebo etkisi diye bilinen bu inanç etkisinin insanı umulmadık baÅŸarılara götürebileceÄŸi gibi umulmadık çöküntülere uÄŸratacağı da bilimsel olarak gerçektir. (Plasebo: içi boÅŸ sahte ilaç) yapılan deneyler kiÅŸilere telkinle bir inancı vermekte saÄŸlık sorunu yaÅŸayan bu kiÅŸilerdeki inanç onlara içi boÅŸ bir kapsülü içmek suretiyle derhal iyileÅŸecekleri yönünde  inanç oluÅŸturmakta ve k,ÅŸi içi boÅŸ bir ilaç içerek bedenindeki hastalıkları iyileÅŸtirebilmektedir.

İşte bilim dünyası buna placebo etkisi demektedir. Dolayısıyla bize verilmiş olan telkinlerle inançlarımızı oluşturabilir ve bedenimiz üzerinde hatta hayatımız üzerinde büyük etkiler yaratabiliriz. Asıl soru şudur; bu telkini bize kim verecektir bu telkin bizde hangi inancı oluşturacaktı ve bu inanç sonrasında hangi durumda olacağızdır.


İşte bu noktada aradığımız soruların cevabında bir belirsizlik yaÅŸanmaktadır Telkini vermesi gereken kim olmalıdır? Aslına baktığımızda bizler bu telkinleri günlük yaÅŸantımız içinde öncelikle yakın çevremizden annemizden babamızdan, kardeÅŸlerimizden ,patronumuzdan ,iÅŸ arkadaşımızdan, öğretmenimizden, takdir ettiÄŸimiz deÄŸer verdiÄŸimiz kiÅŸilerden sürekli olarak almaktayız. Bunların dışında sanki bir telkin bombardımanına tutulmuÅŸ gibi görsel ve yazılı medyada yollarda, elimize aldığımız her türlü üründe binlerce reklam telkiniyle karşı karşıyayız. DoÄŸal olarak inancın oluÅŸması için telkinin de telkini vereninde çok güçlü bir yapı içinde bize bunları sunması ve bilinç üstümüzde ve bilinç altımızda kabul görmesi gerekmektedir. Buradan da anlaşılıyor ki telkini veren kiÅŸinin kim olacağından çok telkini kabul edecek olan yani fal baktıran kiÅŸinin  duyacaklarına ne kadar açık ve yatkın olacağına baÄŸlıdır. Bir anlamda telkinin veren kiÅŸinin önemi azalmakta yani falcının  özelliÄŸi azalmakta söyleyecekleri kelimelerin ve bunları duymaya istekli kiÅŸilerin yatkınlığı telkinin gücünü ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla güzel sözler duymak için bir falcıya baÅŸvuran kiÅŸi istediÄŸi sözleri duyamadığında o falcının yüzünü dahi hatırlamaz. Arayışları süreceÄŸimden bir baÅŸka falcıya bir baÅŸka falcıya daha sonra bir baÅŸkasına gitmek suretiyle yoluna devam eder ta ki istediÄŸi sözleri kendisine söyleyen bir falcı bulana kadar. BulduÄŸunda ise artık onun devamlı müşterisidir.

İşte bu noktada aradığımız soruların cevabında bir belirsizlik yaşanmaktadır. Telkini vermesi gereken kişi kim olmalıdır? Aslına baktığımızda bizler bu telkinleri günlük yaşantımız içinde öncelikle yakın çevremizden, annemizden, babamızdan, kardeşlerimizden, patronumuzdan, iş arkadaşımızdan, öğretmenimizden takdir ettiğimiz değer verdiğimiz kişilerden sürekli olarak almaktayız. Bunların dışında sanki bir telkin bombardımanına tutulmuş gibi görsel ve yazılı medyada yollarda, elimize aldığımız her türlü üründe binlerce reklam telkiniyle karşı karşıyayız. Doğal olarak inancın oluşması için telkinin de telkini vereninde çok güçlü bir yapı içinde bize bunları sunması ve bilinç üstümüzde ve bilinç altımızda kabul görmesi gerekmektedir.

Buradan da anlaşılıyor ki telkini veren kiÅŸinin kim olacağından çok telkini kabul edecek olan yani fal baktıran kiÅŸinin  duyacaklarına ne kadar açık ve yatkın olacağına baÄŸlıdır. Bir anlamda telkini veren kiÅŸinin önemi azalmakta yani falcının  özelliÄŸi azalmakta ;söyleyecekleri kelimelerin gücü çoÄŸaltmakta ve bunları duymaya istekli kiÅŸilerin yatkınlığı telkinin gücünü ortaya çıkarmaktadır.

Dolayısıyla güzel sözler duymak için bir falcıya baÅŸvuran kiÅŸi istediÄŸi sözleri duyamadığında o falcının yüzünü dahi hatırlamaz. Arayışları süreceÄŸinden bir baÅŸka falcıya bir baÅŸka falcıya daha sonra bir baÅŸkasına gitmek suretiyle yoluna devam eder ta ki istediÄŸi sözleri kendisine söyleyen bir falcı bulana kadar. BulduÄŸunda ise artık onun devamlı müşterisidir. Bu durumda kiÅŸinin  fal baktırmaya neden bu kadar meraklı diÄŸer deyiÅŸle telkine açık olduÄŸu ortadır.

Aslında yaşayan her insanın az ya da çok telkine açık olması bilimsel olarak ispatlıdır. Ama hangi telkini ne kadar alacağı ve inanç noktasına ulaştıracağı ise kişinin yaşadığı ortama;şartlarına , karakterine, önceki inançlarına, eğitimine ve isteğine bağlıdır.

Buradan da anlaşılıyor ki gelecekten haber alma isteÄŸi insanın varoluÅŸundan bu yana süren inanma ve telkine açık olma hasletinin(özelliÄŸinin) bir türde  ve istekli bir ÅŸekilde giderilmesini saÄŸlamaktadır.

Bunca telkine maruz bırakılan ve bu etkilerle yaşayan, davranışlarını biçimlendiren yaşamsal ve toplumsal düşünce ve hareketlerini yönlendiren insanın;
 Ã§ok tabiidir ki en çok kendisi ve geleceÄŸi hakkında söylenen sözleri
telkinleri severek, isteyerek ve tamamıyla kabullenerek alacağıdır.

FAL BAKTIRMAK İSTİYORUM

Fal baktırmak isteyen kişi öncelikle kendi geleceği hakkında bazı sözler duymak ister. Eğer fala bakan kişi ismi duyulmuş, namı yayılmış, önerilmiş, söyledikleri çıkan bir falcıysa söyleyeceği her söz kişinin beynine bir nakış gibi işlenecektir.

Falcı iskambil kağıdı, tarot kartları, resim, su, ayna, küre gibi bazı araçlardan faydalanarak kişi hakkında yorumlar yapmaya başlar. Bakım işi bittikten sonra kişi duydukları içinde geçmişiyle ilgili doğru çıkan bilgilerden güç alır. Şimdi ki zamanla ilgili söylenenlerle bu gücü onaylar, gelecek zamanla ilgili sözleri ise bu şekilde bir inanç haline getirir.

İşte bu noktada duyulan sözler insanı ya tam bir çöküntüye uğratacaktır ya da güzel olayların yaşayacağı bir gelecek inancına taşıyacaktır.

Şimdi şu soruyu soralım; insanlar neden fal baktırır?

Çünkü her insan geleceğini merak eder. Düşündükleri, hayalleri, beklentileri, umutları gerçekleşecek midir?

Bu konuda kendisine yorumda bulunacak insanlar ne yazık ki etrafında yoktur. Etrafında olanların görüşleri ise, yaşam şartlarının ve olası yaşanacakların ihtimalleri üzerine düz bir fikir üretebilir. Şu kadar maaş alıyorsan, şu kadar zaman sonra şu birikimle şuna sahip olabilirsin gibi düz bir mantığın kişiye yaşama şevki vermeyeceği muhakkaktır.

En tekdüze yaşayan insan bile geleceğinde güzel sürprizlerin olmasının, muhtemel güzel kazançların, güzel ilişkilerin güzel bir yaşamın hayalini kurmaktadır.

İşte falcı bu noktada kişiye yakın çevresinin sunamayacağı bir boyutta alternatif bir pencereden bakmasını sağlamaktadır.
 Falcı da baktıranla ilk kez karşılaÅŸmıştır ve her söz büyük bir merak içinde dinlenir. Falcının gelecekle ilgili söylemiÅŸ olduÄŸu sözler inanç noktasına ulaÅŸtığı için kiÅŸide bir beklenti hasıl olur . İleriki zamanlarda bu beklentinin  gerçekleÅŸmemesi durumunda kiÅŸide yaÅŸamdan uzaklaÅŸma, moral çöküntüsü asosyalite yaÅŸama ve insanlara karşı güvensizlik oluÅŸacaktır.

Bazı hallerde bu durum kişinin yaşamdan vazgeçmesine veya intihar eylemine kadar gidebilmektedir.

İslamiyetin fala fal bakanlara ve baktıranlara karşı olan katı tutumu bir nebze de olsa bu olgudandır. Çünkü burada kişi falcının söylemiş olduğu ifadeleri inanç noktasına taşıyarak kesin bir hüküm gibi görmekte ,yaşamını buna göre planlamaya çalışmakta psikolojisini ve beynini buna uygun duruma sokmaktadır. Yani falcı burada yüceltilmiş insanüstü ;hatta melekler üstü bir konumda tutulmuş söyledikleri nerdeyse ilahi bir emirmiş gibi kabul edilmiştir.
 Ä°ÅŸte Allah’a ÅŸirk koÅŸma tavrı ve ince ayrımı bu noktada her ikisi kiÅŸi içinde geçerlidir. İlahi hükümlerin tek var edicisi,yaÅŸatıcısı ve hüküm sürücüsü olan
Cenab-ı Allahtır. Bu nokta o kadar hassastırdır ki ancak derinlemesine düşünüldüğünde meselenin boyutu ve özü ortaya çıkabilmektedir.

Kim Suçlu?
Bu soruyu kendimize sormanın şimdi tam zamanıdır.

 Kim suçlu? Fal bakan mı? Baktıran mı?

KİM SUÇLU ?

Aslında kimse suçlu deÄŸil. GeleceÄŸi merak etmek insanoÄŸlunun doÄŸasında olan vazgeçilmez bir tutku. Bu  bakımdan yaşı, cinsiyeti, mevkisi ne olursa olsun her insan geleceÄŸi ile ilgili atıfta bulunan kiÅŸileri can kulağıyla dinler. DiÄŸer taraftan bu sözleri söylemeye talip bazı kiÅŸiler ise bu misyonu yerine getirmek için bazen para karşılığında  bazen ise hiçbir ÅŸey almadan kiÅŸilerin gelecekleri hakkında yorumlarda bulunurlar.

İşte bu hüküm verme sevdası da insanoğlunun diğer vazgeçilmez tutkusudur. Bu yüzdendir ki hemen hemen tüm dünya da gazetelerin, dergilerin, astroloji köşeleri her gün okunmakta takip edilmekte;televizyonlardaki fal programları çok üst düzeylerde rating almakta, Internet sitelerinde en çok gezilenlerin başında astroloji ve fal siteleri gelmektedir. Doğal olarak en çok ziyaret edilen yerler ve kişiler de fal bakılan yerler ve falcılar olmaktadır.

“FALA İNAMA FALSIZ DA KALMA”

Ülkemizde güzel olan bir söz vardır ki bu da; “Fala inanma falsız da kalma” sözüdür.

Elbette ki kişiler farklı bakış açılarına sahip güven duydukları insanlardan kendileri hakkında fikir almak isterler. En cazip olanı ise; hayatları hakkında fazla bir bilgiye sahip olmayan kişilerin olası görüşleri daha cazip gelmektedir. Buna en yakın kişiler ise falcılar olmaktadır.

İSTİHARE İLE FAL ARASINDA Kİ FARK

Gelecekten haber vermenin yani falcılığın  inanç boyutunda  ne kadar hassas bir dengede olduÄŸunu ortaya koyduktan sonra sizlere rüya yolu ile gelecekten bilgi almanın farz olduÄŸunu belirtmeliyim.
Rüyalar 3 kısma ayrılır.
Sahih rüyalar (gerçek)
Şeytani rüyalar
Bilinçaltı rüyaları
 
Bazı kimselerin gördüğü rüyayı aynen yaşadım demesi;bu kimseye geleceği hakkında bir duyurunun bir işaretin bir ilhamın verildiği anlamını taşımaktadır. Bu bakımdan rüyaların önemi çok büyüktür. Ancak dediğimiz gibi rüyaların şeytani olanları ve bilinçaltı düzeyimizdeki karışık düzeyde olanları da vardır. Bunlara önem verilmemektedir.
Önem taşıyan rüyalar ise haberci rüyalardır. Müslüman bir kişi bir olayın, bir konunun, bir sorunun hayırlı mı - hayırsız mı olacağını şer mi - iyi mi olacağını istihare duasını yaparak rüyasında görebilir.
 Bunda hiçbir kötülük yoktur çünkü kiÅŸi Allah’a sığınmakta ve istikbali için Allah’a dua etmektedir. Bu her Müslüman kiÅŸinin yapabileceÄŸi farz kabul edilen bir iÅŸlemdir.

İSTİHARE İLE FAL ARASINDAKİ FARK

Bir kişi herhangi bir sorunu için ya da bir işin hayır mı şer mi olduğunu anlamak için istihare duası ile rüyaya yatar. Rüyasında göreceklerini ya çok canlı net olarak görecektir ya da bir takım sembollerle bezenmiş şekilde kendisine bu ilham verilecektir. Bu bazen bir gün bazen 3 gün de gerçekleşir. 7. günün sonuna kadar istenilen sonucu ulaşılmaması durumunda bu meselenin muallakta olan bir mesele olduğuna kanaat getirilir.

Günde 30-40 Kişiye Fal Bakanlar

Demek ki bir kimse kendisiyle ilgili bir tek konunun cevabını alabilmek için 7 gece istihare yapmaya çalışıyor. Genellikle cevabı kendisine ilham edilse de bazı hallerde cevap dahi alamıyor.

 Peki bir falcı günde 30-40 kiÅŸiye nasıl fal bakıyor ve hüküm yürütebiliyor ?

Yani karşısındaki kiÅŸinin açık ya da gizli sorulmuÅŸ sorularına  cevap verebiliyor?

En yetenekli falcılar dahi günde 2 ya da 3 bakım yapmak çok yorucu olduğunu söylemektedirler.
Oysa 30-40 kişiye bakanlar içi boş genelleme cümlelerle karşısındakine bir şeyler söylemekte ne söylediğinin farkına varmakta ne de karşısındaki insanın içtenliğine ve duygularına saygı göstermektedir. Biraz mantık hesabı yapabilen her kişi günde 30 insana fal bakan birinin hemen herkese benzer cümleler sarf edebileceğini tahmin edebilir.

Söyledikleri Hep Çıkıyor

Evet bu sözü bazen etrafımızdan çevremiz ki kiÅŸilerden  duyabiliriz. Bir falcı ya da medyum için “söyledikleri hep çıkıyor, isim de veriyor, tarih de veriyor hepsi doÄŸru çıkıyor” denildiÄŸini duymuÅŸuzdur. Öyleyse bu nasıl gerçekleÅŸiyor?

DeÄŸerli okurlarım, burada bahsi geçen kiÅŸinin  iÅŸini, mesleÄŸini kendisine Allah tarafından verilmiÅŸ olan üstün bir kabiliyetle ve insanı bir sorumlulukla gerçekleÅŸtiren bir kiÅŸi olduÄŸunu anlıyoruz.

Bahsi geçen falcı ya da medyum büyük bir titizlikle karşısındaki kiÅŸilerin gizli kalmış düşüncelerine odaklanmakta derin bir konsantrasyon içinde ÅŸuur üstü bir boyuta çıkmakta burada kendisine açılan pencereden geçmiÅŸe, o anki düşüncelere veya  istikbale dair bazı görüntüler, sesler almaktadır.
 BahsettiÄŸimiz bu hal 6. hissin yani sezgisel boyutun konsantre olunarak  içine girilmesi ile geçmiÅŸ ve geleceÄŸe ait bazı bilgilerin edinilmesidir.

HER İNSAN MEZİYETLERLE DOĞAR

 Her insan yaratılışında kendine özgü Allah vergisi meziyetlerle doÄŸar. Bu yüzdendir ki Kuran-ı Kerim de Saffat Suresinin 95. ayetinde “Ben sizleri yapacağınız iÅŸlerle birlikte yarattım” buyurulmaktadır.

Dolayısıyla bir iÅŸi dünya üzerinde vücuda getirmek,ortaya çıkarmak bundan kazanç elde ederek yaÅŸamı idame ettirmek konusunda hiç kimseyi “neden bu iÅŸi yapıyor” diye suçlayamayız. Bir iÅŸi kendisine meslek edinmiÅŸ kiÅŸiler ya bu iÅŸini helal ve insanlara hayırı dokunacak ÅŸekilde yapacaktır ya da haram yolunu seçerek kimseye fayda vermeyi amaçlamadan kendisini düşünerek hareket edecektir.

Örnek vermek gerekirse bir kişi nakliye şirketi kursun. Bu kişi ya bir tesise gidip tesisten almış olduğu benzini istasyonlara dağıtacaktır ki bu helaldir ya da aynı aracıyla kaçak akaryakıt alıp dağıtacaktır bu da haram olur.
Anlaşıldığı  gibi bir iÅŸi her 2 türlü de yapmanın yolu açıktır. Bu bakımdan iyi ile kötü arasında ki fark, ucuz ile pahalı arasındaki fark, kaliteli ve kalitesiz arasındaki fark daima ortadır. Yıllar önce bir röportajımda söylediÄŸim gibi “kiÅŸinin hayatı deÄŸerliyse medyumu da  deÄŸerli olmalı” dır.

İşte burada söyledikleri çıkan bakımcılar işlerini titizlikle yapan sezgileri kuvvetli konsantrasyonları yüksek, ruh güçleri yoğunlaşmış insani ve vicdani sorumlulukları olan sevgi de ve saygı da eksiksiz olgun kişiliklerdir.





Dilek Kutusu Çok Yakında Tekrar Aktif Olacaktır ... !!!
Tılsımlı Kravatlar & Tılsımlı Gömlekler
Tılsımlı Yüzükler & Kolyeler
Tılsımlı Giysiler Takılar
Talepler kişilerin İstekleri ve Amaçlarına göre değişiklik arzetmektedir. En Çok Talep Edilen Konuların Başında:

- Siyasi Rekabette Üstünlük
- Parasal Güç
- İdarecilik Elde Etme
- Aile Huzurunun Sağlanmasİ
- Rakiplere Üstünlük
- Cazibe Merkezi Olma
Medyum Tufan ' la Tanışmak Görüşmek isteyen, bilgi almak sohbet etmek isteyen siz Medyum Tufan severleri Bir araya geliyor...

Güncel Buluşmalar
BuluÅŸmalardan Resimler
Online  :13 Bugün  :74 Toplam  :281211 
Medyum Tufan TUFAN'a ulaşmak ve yardım almak için :
Gsm: 0532 484 30 33 / Tel : 0212 296 67 23
Nişantaşı / İSTANBUL
Ana Sayfa Videolar İletişim HakkımdaBasında Biz Medyum Tufan Başvuru Konuları Bakımlar Büyü ve EtkileriBilinmeyenler Merak Edilenler Parapsikoloji Vefkler Damla Bilişim Karakter Boyutu:12 Px Karakter Boyutu:13 Px Karakter Boyutu:14 Px Yazdır Arkadaşına Gönder