SAYGISI OLMAYANLAR
“Saygısıza ne verirseniz verin. O mutlu ve saygılı olmayacaktır.” TT
“Saygısızlar…”
Bu gruptakiler genelde; saygıda kusur etmediklerini gösteren sahte davranışlar sergileyen, bolca özür dileyen, hatta en küçük lafın ortasına ya da başına özür dilerim kelimesini ekleyenlerden oluşur.
Özür kelimesi eklerler çünkü her an bir hata, kusur, kırıcılık daha da ötesi Saygısızlık yapabileceklerini için için bilirler...
Çünkü akıl ve mantık melekeleri denk çalışmadıkları için vicdan ve şuur düzeyleri de en alt seviyelerdedir.
Onlar için genellikle Saygı korkudan doğan bir unsurdur.
Bazen Korkunun Gücü dahi saygısızları iflah etmeye yetmez.
“Saygısızlar” insanı, doğayı, hayvanları, dünyayı sevmezler.
Yaratıcıyı da sevmezler.
Yaratıcının varettiği ve insanlığa ödül olarak lütfettiği SEVGİ duygusunun birinci basamağı ve şartı olan “SAYGI Duymak” mertebesine asla varamadıklarından ve asla anlayamadıklarından Sevmek fiiliyle ilgileri yoktur ve onlardan uzaktır.
Onlara yakın olan, değişik masalar ve masalarda oturanlardır.
Onlar size “SAYGISIZCA” yaklaşacak, bakacak, konuşacak ve sizi kendi seviyelerine çekmek isteyeceklerdir.
Amaçları, onların hiç ulaşamayacakları ama sizin bulunduğunuz SEVGİ-SAYGI-SORUMLULUK üçgeninden sizi çıkarmak, kendilerinin bulundukları, soludukları en alt düzeydeki şuursuz ve vasıfsız bir alana, konuma getirmektir.
Ahlak ve Saygı kalıplarına uymayan sözler davranışlar sergilemek onların ortak özelliklerindendir.
“Saygısızlar” eğer sizinle aynı hayatı paylaşıyorsa ya da yakınlarınızda sizinle temastaysa her an her saniye ihaneti bekleyebilirsiniz.
Siz ona ne verirseniz verin o mutlu ve saygılı olmayacaktır.
Çünkü onda bulunmayan SAYGI niteliği onu her an inanılmaz bir saygısız ve size karşı inanılmaz bir düşman yapabilir.
Bunlar sizi bir adım ilerletmeyecekleri gibi, uçurumun eşiğine sürükler ve iterler.
Saygısızlar Saygı duymayı bilmezler.
Onların bildikleri kendi sığ dünyaları içinde masadan masaya geçirdikleri zamanlardır. Olağandır ki masadakilere de saygı duymazlar.
Onlar insanlara, aşka beraberliğe, yaşanmış veya yaşanacak zamana da, daha da ötesi Yaratıcıya da saygı duymazlar.
Genellikle bir konu ya da kişi için “saygı duyarım “ sözünü sarfederler ve örtülü davranışlar sergilerler. Tüm bu sözler ve davranışlar sahtedir, yapmacıktır.
İçten içe “sen kimsin ki” sözleri yankılanır beyinlerinde ve eksik ruhlarında …
Eğer başınızda bir saygısız varsa sakın ona saygıyı öğretmeye kalkmayın, öğretemezsiniz .
Ancak kim olduğunuzu gösterebilirsiniz.
Ya seviyorsanız? Ne yapmalısınız?
Ne yapacağınız size bağlıdır…
Ben derim ki ya sevin, severek iyileştirmeyi deneyin ki başarılı olacağınızı garanti edemem.
Ya da “ kovun gitsin” hayatınızdan …
Ya da …
Ben yanınızdayım…
Tufan TUFAN