KENDİNDE OLMAYANLAR
“Kendinde olmayanlar, sevgiye, şefkate, merhamete, birlikteliğe inanmazlar...” T.T
Kendinde olmayanlar genellikle başkalarında olurlar, başkalarının hayatına dahil olur o hayatı bir süreliğine yaşarlar.
Bir süreliğinedir çünkü kendinde olmadığı anlaşıldıktan sonra o hayattan ya kibarca uzaklaştırılacak ya da kovulacaklardır.
Kendinde olmayanların ortak özellikleri vardır, sakin bir duruş sergiler, entellektüel ve sosyal görünürler, genellikle ceplerinde beş para olmadan özgürlükten söz eder ve özgürlüğün yani aitsizliğin ateşli savunucusu olurlar, oysa özgürlük ceplerindeki para kadardır, özgürlüğü masadan masaya gezmek, bolca iltifat ve teklif kabul etmek olarak görürler, aitsizlikleri de buraya kadardır.
İnanılmayacak özelliklerinden biri de “Hafızalarının güçsüzlüğünden” dolayı zamanı, insanları, olayları, yaşananları ve yaptıklarını bir hatırlayıp bir hatırlamamalarıdır.
Kendinde olmayanlar tehlikeli ve sinsidir. Size ne zaman, nasıl ve hangi yöntemle saldıracaklarını bilemezsiniz.
Sizin ona karşı içtenlikli yaklaşımlarınız, onun gözünde ve içinde sizi ağına düşmüş bir kurbandan öte başka bir şey yapmaya yetmez. Ne eş, ne dost, ne sevgili.
Çünkü her adımızda, daha iyiye, daha güzele ilişkin yaklaşımınızda ya da onların değimiyle çırpınışınızda farkında olmadan sizi istediği şekle getirecek, zehrini akıtacak ve kendini kaybetmenize sebep olacaktır.
Bunu acımasız sözleriyle, kuralsız davranışlarıyla, aitsiz umursamazlığıyla ya da bilemiyeceğiniz bir şekilde gerçekleştirecektir.
Bu onların doğasında vardır. Kendinde olanları sevmezler. Hatta nefret ederler.
Bu kişiler bazen siz, bazen en yakınında olan, en uzak olan, en seven, en değer veren kişide olsa “en ler” onlar için fark etmez, içten içe nefret ederler.
Bu nefret içlerini kemirir, zehirlerini çoğaltır ve kendinde olanları bazen azar azar bazen inanılmaz bir hızda etkiler, zehrini zerkeder ve kendilerini kaybetmelerine yol açarlar.
Kendinde olmayanlar sevgiye, şefkate, merhamete, birlikteliğe, inanmazlar. Bazıları Yaratıcıya da Yaratıcının varettiklerine de inanmaz.
Onların inandıkları değişik masalardakilerdir.
İyi bir yürekle ve sevgiyle kendisine kendisini anlatan Güçlü bir kişilik karşısında bir süre duymazdan gelir, sonra hırçınlaşır, çemkirir, sonra pençelerini gösterir ve daha da ileri giderek saldırırlar.
Kendinde olmayanlar SAYGISIZLIKTA sınır tanımazlar.
Bunlar ne sizin bilginize, sevginize, içtenliğinize, ne konumunuza asla itibar etmeyecekler. Hatta yok sayarak sizi kendi seviyelerine çekeceklerdir.
Çünkü onlar “Kendinde Olmayanlardır."
Kendinde olmayanlara ne yapılmalıdır? Ne yapılacağı size bağlıdır.
Eğer sizinde başınızda bir kendinde olmayan varsa kendinizi kaybetmenize fırsat vermeden gerekeni yapınız.
Yerinizde olsam ne mi yapardım?
Kendi gibi kendinde olmayanların yanına gönderir.
Kendinde olanlara yer açardım.
Ya da…
Ben yanınızdayım.
Tufan TUFAN